Gençlik Aşısı PRP, Mezoterapi ve Somon DNA ile Farkları
Gençlik aşısı; cilt altına hyalüronik asit, vitamin, mineral ve amino asit kombinasy...
Detayları GörBotoks ve dolgu arasındaki en belirgin fark, etki mekanizmaları ve kullanım amaçlarıdır; botoks dinamik kırışıklıklara neden olan kasları geçici olarak gevşetirken, dermal dolgular hacim kaybı yaşanan bölgeleri doldurarak onarır. Botulinum toksini, sinir iletimini bloke edip mimik kaynaklı çizgilerin oluşumunu engeller ve cildi pürüzsüzleştirir. Buna karşılık hyalüronik asit bazlı dolgu maddeleri, zamanla eriyen yağ yastıkçıklarının yerini alır, derin olukları yükseltir ve yüz hatlarını yeniden şekillendirir. Yani estetik uygulamalarda botoks hareketli çizgileri durdurmak, dolgu ise durağan çöküklükleri ve hacim eksikliklerini gidermek için kullanılan iki ayrı tedavi yöntemidir.
Toplum arasında kulaktan kulağa yayılan ve belki de en sık karşılaşılan şehir efsanelerinden biri, botoksun "yılan zehiri" olduğudur. Bu tamamen asılsız bir bilgidir ve bilimsel bir dayanağı yoktur. Botoks, laboratuvar koşullarında saflaştırılmış, tıbbi amaçla üretilen protein yapısında bir ilaçtır ve Clostridium botulinum adlı bir bakteriden elde edilir. Tıbbın pek çok alanında, özellikle nörolojide kas hastalıklarının tedavisinde yıllardır güvenle kullanılan bu maddenin estetikteki temel görevi kasları geçici olarak gevşetmektir.
Bu işlem sinir uçlarında kaslara "hareket et" emrini veren iletici maddelerin salınımını geçici bir süre için durdurur. Bunu bir "duraklatma tuşu" gibi düşünebilirsiniz. Enjekte edildiği bölgedeki kaslar, sinirden gelen emri alamaz ve kasılamaz. Bu gevşeme sayesinde, kasın üzerindeki deri de gerilip buruşmaktan kurtulur, üzerindeki yük kalkar ve cilt kendini onarmaya başlar. Ancak bu etki anında gerçekleşmez. Uygulama yapıldıktan sonra ilacın kas reseptörlerine yerleşmesi ve etkisini göstermeye başlaması için genellikle birkaç gün geçmesi gerekir. Kasların tamamen gevşediği ve işlemin tam sonucunun oturduğu süre ise kişiden kişiye değişmekle birlikte ortalama iki haftadır.
Botoks uygulamasının tartışmasız en başarılı olduğu ve "altın standart" kabul edildiği alan, dinamik kırışıklıklardır. Dinamik kırışıklık, mimik kaslarımızı kullandığımızda, güldüğümüzde veya kızdığımızda ortaya çıkan çizgilerdir. Yüzün üst kısmı bu tedavinin en sık uygulandığı bölgedir.
En sık uygulama yapılan alanlar şunlardır:
Kullanım alanı sadece kırışıklıklarla sınırlı değildir. Yüzün alt kısmında, çiğneme kası olarak bilinen masseter kasına yapılan uygulamalar, hem diş sıkma sorununu çözer hem de bu kası incelterek yüzün daha oval ve ince görünmesini sağlar. Ayrıca boyun bölgesindeki bantların gevşetilmesiyle çene hattı daha belirgin hale getirilebilir. Estetik dışı bir mucize olarak ise koltuk altı, el ve ayak terlemelerinde ter bezlerini geçici olarak bloke ederek hastaların yaşam kalitesini ciddi oranda artırır.
Botoks kasları gevşetirken, dermal dolguların görevi tamamen farklıdır. İsminden de anlaşılacağı üzere, bu maddelerin temel amacı "doldurmak", kaybolanı yerine koymak ve cilde mimari destek sağlamaktır. Dermal dolgular, jel kıvamında olan ve doku içine enjekte edilen implant maddelerdir. Günümüzde en sık kullanılan ve en güvenilir kabul edilen dolgu maddesi Hyalüronik Asittir. Vücudumuzda doğal olarak bulunan bu madde, kendi ağırlığının bin katı kadar su tutma kapasitesine sahiptir ve cildin temel nem kaynağıdır.
Yaşla birlikte yüzümüzdeki yağ yastıkçıkları erir, yerçekimi etkisiyle aşağı doğru yer değiştirir ve kemik yapısı küçülür. Dolgular işte bu noktada devreye girer. Sadece dudakları dolgunlaştırmak için değil; çöken elmacık kemiklerini belirginleştirmek, derinleşen burun-ağız kenarı oluklarını doldurmak, çene ucunu uzatmak veya geriye giden çene hattını keskinleştirmek için kullanılırlar. Hyalüronik asit dolgular, laboratuvar ortamında özel teknolojilerle işlenerek vücutta kalıcılıkları uzatılır.
Bu sorunun cevabı, aynaya baktığınızda gördüğünüz sorunun "hareketli" mi yoksa "durağan" mı olduğunda gizlidir. Kendinize basit bir test yapabilirsiniz: Yüzünüz tamamen hareketsizken, mimik yapmadığınızda o çizgi hala orada duruyor mu? Eğer çizgi sadece güldüğünüzde veya kaşınızı çattığınızda ortaya çıkıyor, sonra kayboluyorsa bu dinamik bir çizgidir ve çözümü genellikle Botokstur. Ancak yüzünüz dinlenme halindeyken bile orada derin bir oluk, gölge veya çöküklük görüyorsanız, bu bir statik sorundur ve dolgu gerektirir.
Temel farklar şunlardır:
Botoks bir dolgu maddesi değildir, yüzü şişirmez; sadece kasın üzerindeki deriyi ütüler. Dolgu ise kasları dondurmaz, dokunun altına destek koyarak cildi yukarı kaldırır.
Her dolgu maddesi yüzün her bölgesine uygulanmaz. Burada ürünün sertliği ve akışkanlığı devreye girer. Bir uzman, dolgu seçerken ürünün doku içindeki davranışını dikkate alır. Bunu bir inşaat malzemesi gibi düşünebilirsiniz; temelde kullanılan malzeme ile çatıdaki malzeme aynı olamaz.
Dolgu seçimini etkileyen faktörler şunlardır:
Örneğin çene hattını veya elmacık kemiğini şekillendirmek için kemik hissi verecek kadar sert, kaldırma gücü yüksek ve yayılan baskıya dirençli dolgular tercih edilir. Buna karşılık, dudak gibi çok hareketli ve yumuşak bir dokuya ya da göz altı gibi ince bir deriye sahip bölgelere, çok daha yumuşak, akışkan ve dokuyla bütünleşen esnek dolgular uygulanır. Yanlış ürün seçimi, topaklanmaya veya doğal olmayan görüntülere yol açabilir.
Tek başına botoks veya tek başına dolgu bazen yeterli olmayabilir. Güncel estetik yaklaşım "bütünsel yüz gençleştirme" üzerine kuruludur. Botoks ve dolgu aynı seansta kombine edildiğinde, birbirlerinin etkisini güçlendiren bir sinerji yaratırlar. Bu işleme halk arasında "Likit Yüz Germe" adı verilir.
Bu sinerjinin en büyük avantajı, botoksun dolgunun ömrünü uzatabilmesidir. Eğer bir bölgeye önce botoks yapıp kası sakinleştirirsek, ardından o bölgedeki derin çizgiye yapılan dolgu, kasın sürekli baskısına ve sürtünmesine maruz kalmaz. Hareketin azalması, dolgu maddesinin vücut tarafından daha yavaş parçalanmasını sağlar. Likit yüz germe işlemlerinde genellikle önce yüzün çatısı sayılan elmacık ve şakak bölgelerine dolgu ile destek verilir, yüz yukarı taşınır; ardından ince ayar için botoks ile mimikler düzenlenir.
Klasik hyalüronik asit dolgular anlık hacim verirken, "akıllı dolgular" veya "gençlik aşıları" olarak bilinen biyostimülatörler cildi içeriden çalışmaya teşvik eder. Bu ürünler enjekte edildiğinde sadece boşluk doldurmazlar; aynı zamanda cildin fabrikası olan fibroblast hücrelerini uyararak vücudun kendi kolajenini üretmesini sağlarlar.
Akıllı dolguların temel özellikleri şunlardır:
Özellikle yüzünde belirgin bir hacim kaybı olmayan ama cildi gevşemiş, elastikiyetini yitirmiş hastalarda bu teknoloji tercih edilir. Etkileri hemen görülmeyebilir; kolajen üretimi zaman aldığı için asıl sonuç birkaç ay sonra ortaya çıkar ve etkisi yıllarca sürebilir. Bu yöntem "yüzüm şişmesin ama cildim sıkılaşsın ve canlansın" diyen hastalar için ideal bir yaklaşımdır.
Botoks ve dolgu uygulamaları minimal invaziv olsa da bu işlemlerin anatomiyi bilen, komplikasyon yönetiminde deneyimli uzman hekimler tarafından yapılması kritiktir. Yüzümüz, altından sinirlerin, arterlerin ve damarların geçtiği, son derece karmaşık bir anatomik haritadır. Yanlış noktalara yapılan enjeksiyonlar istenmeyen sonuçlara yol açabilir.
Olası geçici yan etkiler şunlardır:
Bu yan etkiler genellikle birkaç gün içinde kendiliğinden geçer. Ancak ehliyetsiz kişilerce yapılan uygulamalarda damar tıkanıklığı veya doku hasarı gibi ciddi riskler mevcuttur. Bu nedenle "merdiven altı" tabir edilen yerlerden kesinlikle uzak durulmalıdır.
İşlemler "öğle arası estetiği" olarak bilinse de tedavinin başarısı ve güvenliği için hastaların uyması gereken bazı altın kurallar vardır. Botoks sonrası ilk saatler özellikle ilacın dağılmaması için önemlidir.
Botoks sonrası dikkat edilecekler şunlardır:
Dolgu uygulamasından sonra ise yaklaşım biraz daha farklıdır. Ödemi artırmamak ve şekli korumak esastır.
Dolgu sonrası dikkat edilecekler şunlardır:
Bu yazıyla ilgili diğer yazıları görüntüleyin
Gençlik aşısı; cilt altına hyalüronik asit, vitamin, mineral ve amino asit kombinasy...
Detayları Gör
Leke, ciltte melanin üretiminin artışı veya damar yapısındaki değişiklikler sonucu oluş...
Detayları Gör
Saç dökülmesi, genetik yatkınlık, hormonal değişiklikler, beslenme yetersizlikl...
Detayları Gör